
Cerrahi Çözümler
Obezite Cerrahisi
Günümüz dünyasında pek çok insan, yaşam tarzı nedeniyle fazla kilo veya obeziteyle mücadele etmektedir. Kilonuzu (kg) boyunuzun karesine (m²) bölerek Vücut Kitle İndeksinizi (VKİ) hesaplayabilir; zayıf, fazla kilolu, sağlıklı veya obez olup olmadığınızı öğrenebilirsiniz. VKİ değeriniz ≥ 30 ise obez kabul edilirsiniz.
Ancak endişelenmenize gerek yok! Kilo verme (obezite) cerrahisi, 30 ile 200 kilogram arasındaki herkes için uygundur. Türkiye'nin deneyimli cerrahları, kalıcı sonuçlar sunan çeşitli obezite ameliyatları gerçekleştirmektedir. Bu ameliyatlar koroner kalp hastalığı, hipertansiyon, metabolik sendrom ve obezite sendromu gibi obeziteye bağlı hastalıkların risklerini azaltır. Garantili sonuçlarıyla bu işlemler yalnızca hızlı ve kolay olmakla kalmaz, aynı zamanda heyecan verici sonuçlar da sağlar!
Obezite cerrahisinin önerildiği başlıca durumlar şunlardır:
⭐ VKİ 30'un üzerinde olan ileri derecede obezite
⭐ VKİ 35'in üzerinde olan diyabet veya kilo vermeyle düzelebilecek şiddetli eklem ağrısı, uyku apnesi gibi diğer ciddi durumlar
⭐ VKİ 30'un üzerinde olup hipertansiyon, yüksek kolesterol, diyabet ve uyku apnesi bulunan özel durumlar
⭐ Güneydoğu Asyalılar veya Hintliler gibi bazı etnik gruplar, obezitenin etkilerini VKİ 27,5'in altında da yaşayabilir ve yine de obezite cerrahisi için uygun olabilir
Cerrah, hastanın durumuna göre en iyi sonucu sağlamak için birçok seçenek arasından en uygun ameliyat yöntemini belirler. Bazı işlemler gıda alımını kısıtlar, bazıları sindirimi etkiler; bazıları ise mide, ince bağırsak veya her ikisinde değişiklik içerir.
Hastalar ve refakatçileri için 24 saat kesintisiz destek
Fazla kilolu veya obez olan ve çok az hareket eden ya da hiç hareket etmeyen kişiler, Tip 2 Diyabete karşı oldukça savunmasızdır. Tip 2 Diyabet hastaları, vücudun normal kan şekeri düzeylerini koruyamadığı hiperglisemi ve insülin direnci gibi belirtiler yaşar.
İnme, doğrudan fazla kiloyla ilişkilendirilebilir; çünkü obezite kan basıncının yükselmesine veya büyük damarlarda pıhtılaşmaya neden olur. Kan dolaşımı düzgün olmadığında beyne giden kan akışı azalabilir veya tıkanabilir; bu da inmeye yol açabilir.
Hipertansiyon, atardamarlardaki basıncın yükselmesidir. Bu basınç arttıkça hastalar kalp yetmezliği, inme, enfarktüs veya son dönem böbrek yetmezliği gibi çeşitli kalp rahatsızlıklarına karşı savunmasız hale gelir.
Birçok denemeye rağmen gebe kalamama da obeziteden kaynaklanabilir. Obeziteyle bağlantılı hormonal dengesizlikler, hem erkeklerde hem de kadınlarda üreme yeteneğini olumsuz etkileyebilir.
Obezitenin, vücutta kanser hücrelerinin oluşma olasılığını artırdığı açıkça bilinmektedir. Bu kanser hücreleri vücudun doğal biyolojik sistemine son derece zararlıdır; belirli bir bölgedeki sağlıklı dokuyu tahrip edebilir veya tüm vücuda yayılabilir.
Obeziteden kaynaklanan uyku apnesi veya diğer solunum bozuklukları gibi uyku sorunları, kişilerin uyku sırasında rahatsız edici ve tehlikeli olabilecek belirtiler yaşamasına neden olabilir.
Bu durum, kıkırdağın zamanla aşınması sonucu kemiklerin birbirine ağrılı şekilde sürtünmesine yol açan bir eklem hastalığıdır. Obezite, eklemlere aşırı yük bindirerek eklemlerin zamanla aşınmasına, kireçlenmenin başlamasına veya hızlanmasına neden olabilir.
Bu kalp rahatsızlığı, fazla kilo veya sürekli yağlı gıda tüketimine bağlı olarak damarlarda plak birikmesiyle oluşur. Bir damar pıhtıyla tıkanırsa kalbe giden kan akışı durur; bu da kalp krizine, inmeye ve bazı durumlarda kalp durmasına yol açar.
Obezite Cerrahisi